Yine mi Federer? Emin değilim!

US Open, İstanbul’ la aynı anda New York’ u da etkileyen yağışlar dolayısıyla 14 Eylül Pazartesi gününe kalan finalle noktalandı. Finalde son 5 yılın kupasını evinde bulunduran Roger Federer‘ i görmeyi tahmin ediyorduk. Grand slam finali dendiğinde akla gelen bir diğer kişi ise Rafael Nadal. 2009’da Roland Garros’ a Söderling‘ le hoşçakal diyen, Wimbledon’ da karnındaki sakatlığı nedeniyle yer almayan Nadal, Amerika’yı bekliyordu. Abdominal ağrılarından bu turnuvada da çeken Nadal, Almagro maçında vatandaşıyla kortun iki yarısında karşılıklı yatarak bir müddet tedavi gördü 🙂

5 numaralı seri başı Andy Roddick 3. turda, 2 numaralı seri başı Andy Murray ise 4. turda turnuvaya veda etti. Yarı finallerde ilk 6 seri başından 4 kişi vardı. Federer (1)’ in karşısında ’87’ li Sırp Novak Djokovic (4) 16 oyun almasına karşılık 3 sette mağlup oldu! Djokovic’ in bu maç boyunca itiraz ettiği 8 çizgi hakemi kararından, 7′ sinde haklı çıkması da tesadüfün ötesinde bir istatistikti (itirazları izleyebileceğiniz bir teknoloji de burada mevcut 🙂 ).

Final beklenen Nadal (3), ’88 doğumlu Arjantinli Juan Martin Del Potro (6) karşısında 6-2′ lik 3 sette mağlup oldu. Maç sonu aşırı heyecanlı olan Del Potro maçın biraz daha uzaması durumunda enerjisinin kalabileceğinden emin olmadığını ve 4-5 saat durmayan Nadal’ a boyun eğebileceğini belirtti. Ancak bunlara gerek kalmamıştı ve Arjantinli büyük bir sevinçle finale ulaştı. İşte son sayı ve röportajlar:

Final, bir basit hata karşılaşmasıydı adeta. Federer backhandiyle bir çok topu sahanın baya bir dışına fırlatırken, Del Potro toplarını sürekli fileye taktı, finalistler toplamda, yarı final maçlarının ortalama iki katı basit hata yaptı. 5 sete kadar setlerde hiç geri düşmeyen Federer, 4 saatte pilinin bitmeyeceğini görmüş olan Del Potro’ ya son sette 6-2 yenilerek 5 yıl sonra kupa yerine tepsiyi kaldırdı.

11 farklı rakiple oynadığı herhangi bir grand slam finalini daha önce Nadal dışında kimseye kaybetmemiş Federer için değişik bir an olduğundan eminim. Nadal gelse 6.ya bir finalde ona yenilir miydi, yoksa 2007 Wimbledon’ dan itibaren ilk defa onu eleyip tekrar Rafa’ ya karşı güvenini mi kazanacaktı bilemiyoruz. Çünkü Arjantinli geldi önce Nadal’ ı, ardından ’09 Roland Garros yarı finalinde 5 sette yenildiği Federer’ i yenerek, tüm bu soruları ortadan teker teker kaldırdı ve 23.200 kapasiteli dünyanın en büyük tenis stadı Arthur Ashe‘ e gözyaşları içinde uzandı.

Bu arada twitter’ dan @USOpen saat farkına rağmen çok güzel takip ediliyordu, tavsiye ederim.

*******

Ercan’ a yine güzel yazısı için teşekkür ederim 🙂 Malesef hasta olduğum için maçı canlı olarak izleyemedim. Del Potro Nadal’ ı yendiğinde kupa kesin Federer’ in demiştim. Neyse ki maçı sonucunu bilerek izledim de daha büyük bir hayal kırıklığına uğramadım. Artık bu iyi mi kötü mü onu da bilemiyorum ya neyse…

Share

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s