Tırnaklarınız ne renk?

 

 

Tırnaklarımızı hakilerle yeşillerle tanıştıran Chanel bu gidişata dur demek istemiş olmalı ki son defilede French manikürle karşımıza çıktı. Bordoya ben de fena alışmış olsam da ferah ferah French’i hatırlamak güzel olmadı desem yalan olur. Amaan moda böyle işte habire bizi oyalıyorlar, bizse çoktan gönüllüyüz 🙂

 

 

Fotolar: 1, 2, 3

Galeri tadında melissa diyarında

Ah o rengarenk mis kokulu pabuçlar yok mu aklımıza kast eden. Sanki Charlie’nin Çikolata Fabrikası’ndaki gibi rengarenk ve eğlenceli bir fabrikada üretiliyor gibi geliyor insana.

melissa’nın Facebook Fan sayfasına bakıalcak olursa düşündüklerimiz çok da yanlış değil. Sau Paulo’daki melissa diyarını görünce benimle aynı fikre sahip olacaksınız.

Hepsi ve daha fazlası için melissa’yı Facebook’tan takip ediniz 🙂

MAC yıldızlarını arıyor

MAC bu sezon hazırlayacağı reklam kampanyası için kendine güvenen gençleri bekliyor ve de ekliyor: Dünya güzeli aramıyoruz, yeter ki bir stiliniz olsun. Güzeeeeellllllll 🙂

Kampanyanın adı “MAC me over”. İlgilenenler en tarz fotoğraflarını macmeover.com’a yükleyip heyecanlı bekleyişe dahil oluyorlar.

Sevdiğim bir marka ve sonucunun güzel olacağına inandığım bir kampanya. Merakla takip ediyorum 🙂

Sarah Jessica Parker – Google işbirliği

Her alana el atan Google modayı es geçse kayıp olurdu. Bu nedendir ki bir süre önce moda bloggerlarıyla kurdukları ilişkiyi pekiştirdiler ve aldıkları geri bildirimle bu yolda ilerlemeyi uygun buldular.

Lansmanını yaptıkları Boutiques.com henüz kullanıma açılmış olmasa da ses getirmiş durumda. Söylenen o ki kullanıcılar sitede kendi butiklerini açıp al gülüm ver gülüm mutlu mesut alışveriş edeceklermiş.

Sarah Jessica Parker sitede butiğini yayınlamaya hazırlanıyormuş. Daha peek çoook ünlünün de yer alacağı söylenenler arasında.

Detayları henüz açıklanmamış. Öğrenmek istiyoruz ama biz. Bilmek istiyoruz neler olacak Google. Pşşşt duy sesimizi 🙂

Not: Fotoğrafın konuyla bir alakası yoktur, sansasyon olsun diyedir 🙂

Bu Louboutin’lar Limited Edition

Resimdeki pabuçlara bakınca hemen hangi kıyafetinizle kombinleyebileceğinizi çözmüşsünüzdür eminim. Zira bu model de diğer Louboutin’ler gibi bir albeniye sahip.

Yalnız bu çiftin diğerlerinden bir farkı var o da gelirinin, kendi işini kurmak isteyen ancak maddi durumu iyi olmayan kişilere bağışlanacak olması. Louboutin bu modele “Peace of Shoe” adını vermiş ve  sadece 33 adet üretilmiş. Üstüne bir de imzasını kondurmuş.

Pabuçların fiyatı $ 1.495 ve America’da seçkin üç mağazada satışa sunuluyor.

Vivienne Westwood’un şahaneleri

Paris Moda Haftası kapsamında podyumda salınan bu mankenler Vivienne Westwood’un şaheserlerini taşıdılar. Kadına hayran olmamamın mümkünatı yok. Her seferinde başka bir yerden vuruyor. Bu sefer yine bir isyankarlık hakim. Bakın kendisi de nasıl açıklamış.

•Our planet, GAIA, is the only one we have.
•The present is always the present moment of the past.
•We understand the present through past culture which is always present.
•The more or less successful modern attempt to abandon the past has left the past, present and future frail and thin. We have lost touch with ourselves.
•I have had this sentence in my mind for some time, “The Art Lover and the Lost Generations”. Only the art lover stays in touch.
•As I worked on the collection I thought of lost civilizations. They lasted longer than post-Colombian America and disappeared quite quickly. You see they couldn’t change their habits.
•Cut off from the past there is only the same opinion.
•Cut off from the past there is only habit.
•The present collection is an extraction of some past essence, things that occurred to me as I chose fabrics and worked on cuts. Markers of different views of life, from people who saw the world differently from us. Arbitrary things – Tutenkamen, little girls who were exposed on the mountains in Peru, waiting to marry the sun, Matisse, Comedia Dell’ Arte, Noh Theatre, Ballet.
•I like particularly the heart dresses. They touch the body but also the ambient air (a little). They make space for the beautiful woman. So anyway there are touches of historical things, new cuts, my typical cuts and all with the idea of “buy less, choose well, wear it over and again and have fun with your own ideas”.
•PS: I am not depressed. But we must stop climate change.

Detaylar şurada

Lanvin ve H&M aşkının mevyeleri geliyor!

H&M Türkiye’ye geliyor derken çok az kaldı. 6 Kasım’da kapılarını açtığında oluşacak izdihamı düşünemiyorum. Hele ki yeni işbirliği ile gelişi daha bir heybetli olacak.

Karl Lagerfeld, Stella McCartney, Comme des Garçons ve Sonia Rykiel ile ortak çalışmalar yapan H&M şimdi de Lanvin ile anlaştı. Harika bir isim ve çıkacak ürünleri çook merak ediyorum. Koleksiyon 2 Kasım’da özel bir film ile H&M web sitesinden duyurulacak ve 23 Kasım’da mağazalarda yerini alacak.

İşbirliği hakkında hazırlanan kısa videoda Alber Elbaz‘ın açıklamaları heyecanı arttırıyor 🙂

Nişantaşı Brandroom keşfedilmemiş hazine

İndirim zamanları en berbat şey bedeninize, numaranıza göre birşey bulamamanız olsa gerek. Türk kadını balık etli filan derler de ben hiçbir yerde “34-36 beden kaldı elimizde malesef” dendiğini duymadım. Hep 40 üstü. Ayakkabıda da aynı dertten muzdarip olduğumu söyleyebilirim. “37-38 kalmadı malesef. 36 ya da 40 var” Eh ama yani.

Öğlende Nişantaşı’nda bir dondurma kaçamağı yapalım derken yol üzerinde Vakkoroma’ya uğrayıp Toms sordum, yanıt aynı. Sonra aklıma Brandroom geldi. Toms yok ama melissa’ların numaraları mevcut, hem de yarı fiyatına. Yeni açıldığı için midir artık nedir daha yağmalanmamış 🙂

Uğramanız tavsiye edilir 🙂