Charlize Theron’dan Kötü Kalpli Kraliçe Olur mu?

Masallara olan tutkum malum. Masalların filmlere konu olması, hele ki büyük perdede hayat bulması müthiş. Bu sebeptendir ki son zamanlarda beni daha da heyecanlandıran masal – film: Pamuk Prenses ve Avcı.

Pamuk Prensesi Twilight’tan tanıdığımız Kristen Steward, Kötü Kalpli Kraliçe’yi ise güzellik abidesi Charlize Theron canlandırıyor.

Masalı okumayan ya da küçükken dinlemeyen yoktur. Hep beraber filmin vizyona girmesini bekleyelim o halde 🙂

Crytal Renn’in Kilo Serüveni

Büyük beden manken Crystal Renn sonunda kendine yakışanı bulmuş sayın okurlar. Anoreksiyadan sonra aldığı aşırı kilolarla kariyerine tombiş manken olarak devam eden Renn adeta günümüz hanımkızlarına örnek olmuştur zira bir deri kemik ve yuvarlak hatlı kadınlar arasındaki farkı gösterdi. Eminim ki yuvarlak hatlı Renn herkese çok daha çekici geliyor.

Crystal ise rahat durmamış, yine kilo verme sürecine girmiş. Başarılı da olmuş. Şöyle yer yer 36, yer yer 38 bedenlik fıstık gibi bir hatun olmuş. Bana sorarsanız bu noktada kalsın derim 🙂

Almodovar: Ruh Hastası mı Sapık mı?

 

Severek takip ettiğimiz yönetmen Almodovar’ın yeni filmi geldi diye sinemaya koştuk. Filmden önce 1 dk boyunca şiddet içerir, cinsellik içerir, rahatsız edici görüntüler vardır uyarıları ekranda boy gösterince azıcık gerilmeye bile dersek yalan olmaz.

Uyarıların gerçek olduğunu ilerleyen sahnelerde gördük tabii ama yine de beni çok rahatsz etmedi aslında. Şimdi ne yazsam spoiler olacak ama şunu söyleyebilirim ki yönetmen neredeyse tamamı bir evde geçen filmi 120dk boyunca sıkılmadan izlememizi sağladı. Ayrıca görüntülerden çok konu ve kurgu rahatsız ediciydi.

İzlemeyi düşünen varsa bir süre filmin etkisinde kalacağınızı söyleyebilirim. İyi seyirler…

Türk kadınının Victoria’s Secret ile imtihanı

Bir Victoria’s Secret’tır gidiyor. Kadın erkek demeden meleklere bayılıyoruz. VS bikinimiz olsun, iç çamaşarımız olsun istiyoruz. Üzerimizde onlar gibi durmadığını bilsek de havaya sokuyor 🙂

Hadi bunlara birşey demiyorum da o şeker kokan parfümlerine ne demeli? Sexy olayım idiyen kadını kadınlıktan uzaklaştırmaz mı o ağır şekerli kokular? Bunu City’s AVM’de açılan VS’a akın eden tüm hanım kızlarımıza soruyorum. Ve ekliyorum: O poşetlerle gezince onlar gibi olmuyorsunuz, hiç kusuruma bakmayın 🙂

Ajda gibi giyinsem onun gibi olur muyum?

Eller havaya şarkılarla romantizmi birleştiren Ajda konserlerinde giydiği kıyafetlerle hep çok konuşuluyor ve yakından takip ediliyor. Kendisi her zaman şık ve ışıl ışıl. Hatırlarınızı yakın zamanda Twist bir koleksiyon hazırlamıştı. Mağazalarda epey ilgi gören koleksiyon şimdi de 1V1Y.com‘da satışa çıkmış:) Etekler, elbiseler, tulumlar da sınırlı sayıdaymış. Elinizi çabuk tutun ladies 😉

Spalı hamamlı haftasonu kaçamağı

Nereye gitsek ne yapsak derken dün sabah kendimizi Gazelle Resort & Spa‘da bulduk. Daha önce  Sapanca’daki Richmond Nua Wellness Spa‘ya gidip çok beğenmiştik. Bu otelin de öyle olacağını düşünerek 2 gün şöööyle yayılalım, dinlenelim, hamamlarda saunalarda akça pakça olalım dedik. Otel beklentilerimizin ne kadar üstündeyse, hizmet bir o kadar altındaydı. Richmond’ın aksine odalar ferah, yemekler şahaneydi. Ama spa kısmı bizi biraz hayalkırıklığına uğrattı.

Spada kendimizi rahat hissetmemiz için her detay düşünülmüş düşünülmesine ama uygulamada biraz çuvallamışlar. Zira çeşit çeşit buhar odalarından, saunalardan, havuzlardan kimi açıkken kimi “teknik arızadan dolayı servis dışı”ydı. Türkiye’nin en büyük spa merkeziyiz diye övünen bir otelde böyle olunca biraz keyfimiz kaçtı tabii. Hele ki bugün spa merkezine indiğimizde baktık ki kapı duvar. Bütün ışıklar kapalı, saunalar soğuk. Meğersem o sırada kimse yok diye şalterleri indirmişler. Güler misin ağlar mısın 🙂 Biz rica edince açtılar sağolsunlar. Ama hamamın şalterini ben kaldırkmak zorunda kaldım, değişik bir deneyimdi 🙂 Tüm bunlara rağmen hadi neyse diyerek keyfini çıkardık ama içimizde kalmadı değil.

Gitmeyi düşünenlere tavsiyem beklentilerini çok yüksek tutmamaları ve keyfini çıkarmaları 🙂

Crazy, Stupid, Love

Bir romantik komedi filmi ile daha karşınızdayım. Warner Bros’un davetiyle bugün gösterime girecek olan filmi izlemeye gittik ve tatlı birkaç saat yaşadık. Birkaç saat diyorum çünkü sanki biraz fazla uzun geldi bize 🙂

Filmde 20 yıllık evli çiftin heyecanlarını kaybetmeleriyle ayrılmalarını anlatıyor. Koca denilen adam çok iyi bir baba ama kendini salmış gitmiş. E kadın da gitmiş onu aldatmış. Bu düşünceye katlanamayan koca kendini baştan yaratacak bir arkadaş buluyor ve olaylar gelişiyor. Öyle intikam entrika olmadan şeker şeker yaşadıkları anlatılıyor. Tabii bir de ultra kaslı, çapkınlıkta on numara bir arkadaş var ki onun da aşkları! filme konu oluyor.

Romantik komedi fanı değilseniz illa izleyin diyemem ama yapacak çok önemli birşeyiniz yoksa dediğim gibi tatlı birkaç saat geçirebilirsiniz.

İyi seyirler 🙂

Detaylar şurada

Stil ikonum: Punky Brewster

80’lere denk gelen çocukluğum Punk akımından nasibi aldı elbet. Bıkıp usanmadan izlediğim dizinin kahramanı Punky Brewster uzun bir dönem moda ikonum olmuştu. Hele ki o farklı renk çorap ve ayakkabı giyip, dizine bandana bağlaması ve saçlarını iki yandan toplaması yok muyduuuu 🙂 Bu arada farklı renk ayakkabı giymesiyle dalga geçenlere verdiği cevap: İki ayrı ayağım var, neden aynı şeyleri giymek zorunda kalsınlar ki! Sanırım tarzım kadar hazır cevaplığımı da bu cimcimeye borçluyum.

Çocukken Punky hayranı olan varsa kaleye mum diksin 🙂

Midnight in Paris

Yönetmeninin Woody Allen olmasından mı yoksa filmin Paris’te geçiyor olmasından mı bilmiyorum. Ya da sadece sinemaya gidesim gelmiş de olabilir. Sebep herneyse iyi olmuş zira tadına doyulmaz bir film izledim. İstanbul’da parçalı bulutlu havalar hakimden, Paris’te nasıl günün herhangi bir zamanında yağmurların altında kalınabileceğini hatırladım.

Filmde ilhamını arayan bir yazar var ve periyi Paris’te bulacağına inanıyor. Sadece Paris’te değil, 20’li yılların Paris’inde. O zamanlara gidiyor da. Dönemin ünlü sanatçılarıyla dost oluyor. Karakterler öyle canlı ki daha görüdüğünüzde kim olduklarını tahmin edebiliyorsunuz 🙂 Bu harika yolculuğa tanık olmak için mutlaka izlemesiniz.

Uyarı: Filmi izliyince Paris’e gidesiniz gelebilir, önden uyarmış olayım 🙂

Kate Moss dövmelerini nakte çeviriyor

Dillere destan Kate Moss. Ne yapsa gündemde. Birşey yapmasa bile markaların gündeminde. Roadmap’te birinci madde: Kate Moss sayesinde nasıl para kazanırız:)

Mücevher firması da Kate Moss’un dövmelerinden takı yapmayı akıl etmiş. Ama öyle böyle takılar değil. Pırlantalı, değerli taşlı, süslü püslü takılar. Paha biçilmiş hem de nasıl. Bir kolye 40bin küsür dolar cinsinden.

Çok güzel takılar olacağını tahnim ediyorum. Para verip takana da güle güle kullanın diyorum 🙂

Görsel kaynak