Çeşme – Ilıca – Alaçatı hattı

Bu sene yine geleneği bozmadık ve kendimizi Ege’ye attık. Bol gezmeli, bol dinlenmeli bir tatil geçirdik. Çok detaya girmeden ve yaz bitmeden o tarafa yolu düşenlerin de işine yarayacak notlarımı aktarayım dedim.

Konaklama: Kesinlikle Ala Otel. Çok şık ve her detayı ince düşünülmüş bir butik otel. Ulaşımı da rahat.

Kahvaltı mekanları:

Maria’nın Bahçesi: (sıcaktı ama lezzetliydi, gerçi sucuğu en son getirdiler ve garson da sona bıraktım dedi… anlamadık 🙂 ), Demlik: (eski adıyla Alaçat. Eski tadı yok gibi ama güzel, ferah), Orta Kahve (Alaçatı’nın göbeğinde, küçük, güzel bir yer. Kahvaltıdan sonra beyler kahvelerini yudumlarken hanımların takıdır şudur budur peşinde koşabilmesi de ayrı bir güzel 🙂 ), Çeşme tarafında Bizim Ev: (diğer yerlerden farklı bir konsepti var ama kahvaltı nefisss)

Beachler:

Babylon Aya Yorgi: Yeni yerini malesef sevemedim. O eski ferahlık kalmamış, Sole Mare gibi tıkış tıkış olmuş. Düşük puan verdik. Kum Beach: En favori mekanlarımızdandı. Ferah, denizi biraz soğuk ama güzel, kavunlu frozen harika, Happy Hour’ları karlı, tiktak oynamaya elverişli. Bu sene voleybol maçı da yaptık peşinden magazincilerin koştuğu bir jönümüzle ammma ismini açıklamamızı istemedi malesef 🙂 Shayna: Sığ deniz sevmeyenler için güzel ama sanırım bana daha ferah yerler gerekiyor 🙂 Midye dolmaları lezzetli olmakla beraber içki servisi çoook yavaştı. Ve Public: Son gün giderek ne büyük hata etmişiz. Deniz harika, müzikler güzel. Bayıldık bayıldık. Bir daha gidince tek gideceğim Beachler Kum Beach ve Public olacak. Ridersın namını çok duyduk da gittik, gördük, sevmedik. Gece gidilecek bir yerdir burası diye not ettik. Son olarak Aquadan bahsedelim. Aaaah o güzelim Aqua. Yeni yerinde bir villanın bahçesi izlenimini veriyor. Güzel olmasına güzel ama nerde o güneşin batışı eşliğinde sıcak sularda kavunlu dondurma yemeler… Sevdik de bağrımıza basamadık.

Akşam yemeği öncesi atıştırmalık:

Midyeci İbrahim: Çeşme merkezde, mutlaka deneyiniz. Ve tabiiiii Ilıca’da Kumrucu Şevki

Akşam yemeği:

Dalyan’da Cavit‘te balığın yerini hiçbirşey tutamaz. Mezeler ve balıklar harikaydı. Apropo yıllardır mutlaka gittiğimiz restoranlardan. Ilıca’da harika manzarası ve muhteşem yemekleriyle en gidilesi yerlerden. Özellikle romantik takılmak isteyenler için birebir. Öte yandan Çeşme’ye ayrı bir hava katan Çeşme Marina’da Wineway, geçiştirmelik ve lezzetli birşeyler için Ilıca’da Dost Pide diyoruz ve yemek mevzusunu da kapatıyoruz.

Kısa mısa derken epey uzun bir yazı oldu. Sabredip okuyana teşekkürler 🙂 Öptüm…

Reklamlar

Alaçatı – Otto – Babylon – Sakızlı Dondurmalı İrmik Helvası – Tiktak…

babylon

Her sene daha da kötüye gidiyor desek de, artan kalabalıkla birlikte artan fiyatları kınasak da Çeşme’den vazgeçmek mümkün değil.

Yine bir Çeşme kaçamağımda ne yediysem, ne içtiysem, nereye gittiysem, Çeşme’ye ilk defa giden ya da gidip de bunları yapmayan (öyle bir ihtimal olabilir mi bilmiyorum:)) ola ki olursa diye buradan kısa bir tatil önerisi yapmak isterim.

Öncelikle mutlaka araba ile gidilmeli. Her yer birbirine uzak olduğu için taksiyle ulaşım çok pahallı, dolmuşla ise külfetli. En iyisi uçakla gidip havalanında klimalı ve dizel bir araba kiralamak.

Kalacak yer olarak Alaçatı ya da Ilıca tercih edilmeli, en merkezi yerler buraları sayılır. Herşey dahil otellere hiç gerek yok zira kahvaltı ve akşam yemeği için başka yerlere gitmek çok daha güzel.

Kahvaltı noktamız Alaçatı yolundaki Demlik, eski adıyla Alaçat. Biz hala Alaçat deriz, daha güzel gelir bana 🙂 Güzel bir bahçe, ördekler, mavi beyaz dekorasyon, lezzetli yemekler, güleryüzlü elemanlar… Uzun bir güne başlamak için en güzel seçenek. Diğer seçenek ise Çeşme tarafındaki Bizim Ev. Her ikisine de mutlaka gidilmeli.

En sevdiğim plajların başında Alaçatı Babylon geliyor. Hem surf merkezlerine yakın, hem geniş rahat, hem çimenlik, mis gibi bir yer. Bizi bayır olarak tabir ettiğimiz eğilimli alanda görebilirsiniz. İnsanlar hep en son o noktayı tercih ederler ama bizim için ilk istikamet orasıdır. Denizi soğuk ama rahatsız edici değil. Ayrıca tiktak oynamak için ideal 🙂 Gündüz serinlemek için kavunlu frozen ya da fesleğenli ayran, akşamüstü Happy Hour’da sürahi’de mojito vazgeçilmez. DJ ya da Küba müzikleri de eklenince yerinde duranı denize atıyorlar 🙂 Tam bir aksiyon adamıyım diyen varsa aranızda su sporları köşesini mesken edinebilirler. Çarşamba akşamları da Bora Uzer’i Babylon Alaçatı’da dinlemey gidebilirsiniz. Kendisiyle her gittiğiniz yerde karşılaşmanız mümkün ayrıca 🙂

Akşam Alaçatı’da yemek için Picante‘yi tercih ediyoruz genelde. Tuval de güzeldi ancak en son gittiğimizde garsonları İngiliz kraliyet ailesinden kopup gelmişti, o gün bugündür gitmiyoruz. Picante’ye her gittiğimizde sıcacık karşılamaları ve bizi hiç unutmamaları orayı tercih etmemizde önemli bir yer tutuyor.

Yemek için önereceğim diğer mekan ise Ilıca’da Apropo. Mekanın şıklığı,manzaranın müthişliği, yemeklerin çabucak hazır olması ve çook lezzetli olması her gittiğimizde bizi oraya sürükleyen nedenler arasında. Geçtiğimiz senelerde yemek sonrası aynı sokakta bulunan Rouge’a birşeyler içmek için gidelim dedik, masa birleştiremeyiz dediler. Ona da  o gün bugündür ilişmiyoruz 🙂 Yemekten sonra Alaçatı’daki minik barlarda takılınabilir ya da İmren‘de müthiş lezzetli sakızlı dondurmalı irmik helvası yenilebilir (olsa da yesek :)).

Saat gece yarısını vurduğunda gidilecek yer tabii ki Otto Alaçatı. Güzel müzikleri ve güzel kokteylleri ile gidilecek en favori mekanlarım arasında. O geceye özel bir konser de varsa daha ne olsun diyelim, kumsala inip ayaklarımızı denize sokalım, dansedelim:)

Geceler gündüzlerden daha hareketli geçer Çeşme’de. Otto’dan çıkınca Inside’a gidilir, kahvaltıya kadar devam edilir. Hava aydınlanınca büyü bozulur tabii 🙂 Akan makyajları görecek kadar kalmadım neyse ki daha 🙂

Plajda hoppidi hoppidi müzikler seviyorsanız Aya Yorgi plajında Shayna ve Sole Mare iyi seçimler olabilir. Sole Mare’nin denizi çok daha güzel. Aslında Paşalimanı’ndaki Fontana’yı önerirdim ancak malesef kapanmış. Akşamları hoppidi Happy Hour’lar için Sortie iyi bir seçim olur ama bütün enerji orada bitebilir:) Ilıca’da hızlıca yenilecek kumrunun arkasından İlayda’da hortuma girişilir ardından istikamet Aya Yorgi’deki Paparazzi. Müthiş bir manzara. Müziklere gelince 3 şarkıdan biri bana cazip gelse de hepsinde dans edip eğlenmek mümkündür.

paparazzi

Güzledir Çeşme. Düşüncesi insanın yüzünde bir tebessüm oluşturur, dönerken için burkulur. Kalabalık gidilince keyfi daha bir güzel olur 🙂

Share

Moda Tasarım Kumpanyası Alaçatı’da

mtk

Bir haftayla kaçırdım. Haftaya mavi beyaz Alaçatı’ya gideceğim ve yarın bitecek olan Moda Tasarım Kumpanyası’nı kaçıracağım 😦

Kaçırdılarım arasında sergiler, workshoplar, after partyler, gösteriler… Ayrıca tasarımcıların çalışmaları oyuncak makinelerinden alınabilecekmiş. Bu şöleni kaçırdığıma gerçekten üzüldüm 😦 Caanım Alaçatı bu günlerde çok daha keyifli olmuştur eminim ki.

Tasarımcılardan kimler mi var? Buyrunuz:

Bahar Korçan, Büşra Ösen, Ümit Ünal, Deniz Özyol, Arzu Kaprol, Dilek Göktaş, Özlem Süer, Fatma Ünlüçınar, Mehtap Elaidi, Fırat Neziroğlu, Gamze Saraçoğlu, Hanife Çetiner, Ayşe Deniz Yeğin, Özlem Erkan, Berrin Gönen, Bihter Aida Pekin, Elif Cığızoğlu, Ezra – Tuba Çetin, Müge Ersin, Özgür Masur

Gidenler benim yerime de gezsinler. Hatta fotoğrafları gönderirseniz buradan paylaşmak isterim 🙂

Share

Es deli rüzgar. İstikamet Alaçatı:)

myga

Bütün gün sırtında güneş, tuzdan kurumuş ve kavrulmuş bir ten ile rüzgarla yarışmak için doğru adresi herkes ezbere bilir: Alaçatı. Alaçatı’da kurulmuş profesyonel spor kulübü Myga Surf City son yıllarda uğrak noktalarımızdan oldu. Bütün yılın koşturmacasından kaçıp gittiğimiz tatilde yine yatayım bütün gün demeden, sabahtan akşama yorulmadan ve hatta acıkmadan surf yapmak müthiş bir duygu.

Bu yıl henüz gidemesem de öğrendiğim kadarıyla bayağı değişiklik yapmışlar Myga’da. Web sitelerini de yeniliyorlarmış. Bu yazıyı tamamlayayım da eski fotoğraflarımıza bakayım:) Siz de şimdilik Google’daki fotoğraflara bakın:)

Share

Bana Alaçatı’yı hatırlattığın için mi seni seviyorum acaba?

picante_alacati

Alaçatı’yı hangi kelimelerle özetlesek: surf, kahvaltı, Alaçatı pazarı, sakızlı dondurma, Babylon… Daha sayılabilir ama kısa tutayım:) Yukarıda yazdıklarımın bir kısmını İstanbul’da da yapabiliyoruz. Aslında hepsini yapabiliriz de aynı tadı kesinlikle vermez. Ama İstanbul’da benim için özel için bir yer var ki bana Alaçatı’yı hatırlatır. Alaçatı Picante. Meksika yemekleri yapan bir restoranın Alaçatı’yla ne alakası olabilir? Benim için şu alakası olabilir, ben Picante’ye ilk defa Alaçatı’da gittim ve her gidişimde mutlaka giderim.

İstanbul’da olduğunu öğrendiğimde çok sevinmiştim. Beyoğlu Tünel’deki minik Picante‘ye sık sık giderim. 3-4 masalı minicik, lezzetli yemekleri, sıcak çalışanları olan bir yer. Asmalı Mescit’e yolu düşenlerin mutlaka gitmelerini tavsiye ederim. House Cafe ve Leblon’un tam karşısında kalıyor.

Yakınlarda Ortaköy‘de de bir şubesi açıldığını duydum. Bu haftasonu gitme fırsatı bulduğumda yine aynı tadı aldım. İlginç bir tesadüf, Ortaköy’deki de House Cafe’nin karşısında 🙂  

Menüm genelde standarttır: Peynirli Nachos, Jalepeno Poppers, Etli Fajita ve tabii ki Mariachi:) Tünel’deki Picante’de izin problemleri nedeniyle alkol yok, en son gittiğimde henüz çözülememişti, bilginize.

Mutlaka gidiniz. Selamımı söyleyin :p

alacti_picante