Parantez Bistro’dan ücretsiz Mojitoooo!

Parantez’den gelen mail üzerine “Ne uzun zaman oldu, gelmiyorsun hayırsız” gibi bir mesaj göreceğimi düşündüm. Zira gerçekten de en son ne zaman gittiğimi hatırlamıyorum. Ama yokluğum farkedilmemiş olmalı ki mailin içeriği o değildi 🙂

Bir yarışma başlatmışlar. En güzel fotoğrafı Facebook grubunda paylaşana Mojito hediye vereceklermiş. Taş atıp kolun yorulmayacak, üstelik Mojito kazanacakın. İlgilenenler hiç beklemesin.

Not: Foto 2 yıl önce Parantez’de çekilen bir fotomuz. Dilek ve Umut’la iş çıkışı gidip kahkahalı ve eğlenceli bir akşam geçirmiştik. Mail gelince fotoğrafa baktım, blogda o zaman yazdıklarımızı okudum. Hey gidi gençlik diye de güldük kendimize. Benim akça pakça poğaça gibi suratım varmış. Umut desen toy delikanlı. Dilek ise her zamanki formunda.

Anılar… anılar…

Reklamlar

Kumbara tasarla, Bun Design’da işi kap!

kumbara

Facebook eventlerimde bir de ne göreyim? Bu gece Asmalı Mescit Novo‘da Bun Design‘ın Kumbara Tasarla yarışmasının tanıtım partisi varmış. Tanıtım için seçilen mekan güzel, yarışma konsepti de güzel. Artık kumbara kalmamış olsa da şöyle güzel tasarlanmış bir kumbarayı alıp masamıza koymak isteyebiliriz 🙂 İş çıkışı plan Karaköy Lokantası’nda yemek yemek. Sonrasında Novo’ya uğranabilir pek tabii.

Hediye konusunda da oldukça cömert davranılmış. İlk 3’e 500-1000 TL arasında Bun Design hediye çeki verilecek, dereceye giren katılımcılar ile yapılacak söyleşi Bun Design’ın dergisi Bunbird’de yayınlanacak. En önemlisi ise katılımcılar arasında seçilecek 10 yarışmacıya iş görüşmesi imkanı sunulacakmış. Hem de bu krizde! 🙂

Yarışma koşullarına şuradan ulaşabilirsiniz.

Yeteneğine güvenenler ve yaratıcı olanlar bu yarışmaya katılsın derim 🙂

Bilstore’dan Otto’ya!

bilstore

Bilstore Card sahipleri artık Otto’larda takılırken giydikleri markalarla değil kartlarıyla da farklarını ortaya koyacaklar. Asmalımescit’teki Otto’larda öğle ve akşam yemeklerinde %10, Otto Santral’de Otto’nun düzenlediği konser biletlerinde ise  %20 indirim var.

Bu tarz işbirliklerinin devamını diliyoruz 🙂

Bana Alaçatı’yı hatırlattığın için mi seni seviyorum acaba?

picante_alacati

Alaçatı’yı hangi kelimelerle özetlesek: surf, kahvaltı, Alaçatı pazarı, sakızlı dondurma, Babylon… Daha sayılabilir ama kısa tutayım:) Yukarıda yazdıklarımın bir kısmını İstanbul’da da yapabiliyoruz. Aslında hepsini yapabiliriz de aynı tadı kesinlikle vermez. Ama İstanbul’da benim için özel için bir yer var ki bana Alaçatı’yı hatırlatır. Alaçatı Picante. Meksika yemekleri yapan bir restoranın Alaçatı’yla ne alakası olabilir? Benim için şu alakası olabilir, ben Picante’ye ilk defa Alaçatı’da gittim ve her gidişimde mutlaka giderim.

İstanbul’da olduğunu öğrendiğimde çok sevinmiştim. Beyoğlu Tünel’deki minik Picante‘ye sık sık giderim. 3-4 masalı minicik, lezzetli yemekleri, sıcak çalışanları olan bir yer. Asmalı Mescit’e yolu düşenlerin mutlaka gitmelerini tavsiye ederim. House Cafe ve Leblon’un tam karşısında kalıyor.

Yakınlarda Ortaköy‘de de bir şubesi açıldığını duydum. Bu haftasonu gitme fırsatı bulduğumda yine aynı tadı aldım. İlginç bir tesadüf, Ortaköy’deki de House Cafe’nin karşısında 🙂  

Menüm genelde standarttır: Peynirli Nachos, Jalepeno Poppers, Etli Fajita ve tabii ki Mariachi:) Tünel’deki Picante’de izin problemleri nedeniyle alkol yok, en son gittiğimde henüz çözülememişti, bilginize.

Mutlaka gidiniz. Selamımı söyleyin :p

alacti_picante