Oscar geçti ben anca…

Planlanan üzere Cuma akşamı Black Swan’u izledik. Önceden aldığım uyarılara göre bazı sahnelerde gözlerimi kapamamam gerektiğini biliyordum da hangi sahnede kapayacağımı bilmediğim için sürekli o stresle geçti saatler. Ha şimdi ha birazdan derken strese girdim. Denildiği gibi rahatsızlık veren bir film. Öte yandan alt mesajları bilmem neleri incelemeye kalksan saatlerce konuşursun da gerek yok 🙂 Natalie’nin oyunculuğu çok etkileyiciydi, nitekim ödülü de kaptı. Ama ben onu hala Leon’la Closer’la hatırlamak istiyorum 🙂

Black Swan’a geri sayım

Bu hafta bir an önce geçsin ve Cuma olsun istiyorum. Cuma akşamı işten koşarak çıkıp kendimi sinemaya atacağım ve sonunda Black Swan’ı izleyeceğim. Heyecanımı paylaştığım gibi sonrasındaki düşüncelerimi de paylaşıyor olacağım.

Duygu ve Emre çifti, bu Cumaki programımızı da bu şekilde revize etmeyi talep ediyorum haliyle 😉

Hadi herkese iyi haftalar 🙂

Natalie Portman vs Burcu Kaptan

Birkaç ay önce Natalie Portman’ın Dior ile el sıkıştığını yazmıştım. Parfüm belli olmuş onu da söyleyeyim dedim: Miss Dior Cherie.

Şu parfümün balonlu ilanına bayılıp almaya karar vermiştim lakin kokusunu malesef beğenmedim. Ve her seferinde yine de koklayıp belki bu sefer hoşuma gider diyerek saçma sapan hareketler sergiliyorum. Bu inat ve ısrar nedendir bilmiyorum. Bu azimle Natalie yerine beni parfümün yüzü yapsalarmış bence. Şaka değil :p