Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

urbanfestival

Havalar düzelmiş, hafta sonu da gelmişken Urban Festival Istanbul’a gidilmez de ne yapılır. Gerçi havanın güzel olması çok da önemli değil çünkü kapalı alanda yapılacak. Böylece Loung 02‘nun ilk festivali olma özelliğinin yanı sıra ilk kapalı alan festivali ünvanını da alıyor :) İşin içinde Lounge olması yeter zaten :)

Urban Festival Istanbul 7 Kasım Cumartesi günü Maslak Refresh the Venue’de gerçekleşecek . Festivalde Nightmares On Wax,  Babylon’a sık sık uğrayan Brooklyn Funk Essentials, Karuan ve Skeewiff performans gösterecek.

Detaylı bilgiye Facebook sayfasından ulaşabilirsiniz.

Hadi bakalım iyi eğlenceler :)

kumbara

Facebook eventlerimde bir de ne göreyim? Bu gece Asmalı Mescit Novo‘da Bun Design‘ın Kumbara Tasarla yarışmasının tanıtım partisi varmış. Tanıtım için seçilen mekan güzel, yarışma konsepti de güzel. Artık kumbara kalmamış olsa da şöyle güzel tasarlanmış bir kumbarayı alıp masamıza koymak isteyebiliriz :) İş çıkışı plan Karaköy Lokantası’nda yemek yemek. Sonrasında Novo’ya uğranabilir pek tabii.

Hediye konusunda da oldukça cömert davranılmış. İlk 3′e 500-1000 TL arasında Bun Design hediye çeki verilecek, dereceye giren katılımcılar ile yapılacak söyleşi Bun Design’ın dergisi Bunbird’de yayınlanacak. En önemlisi ise katılımcılar arasında seçilecek 10 yarışmacıya iş görüşmesi imkanı sunulacakmış. Hem de bu krizde! :)

Yarışma koşullarına şuradan ulaşabilirsiniz.

Yeteneğine güvenenler ve yaratıcı olanlar bu yarışmaya katılsın derim :)

Tim Burton sergisi var koşun!

tim_burton

Şu sıralar New York’ta olan ya da gidecek olanların gitmesini şiddetle isteyeceğim New York’s Museum of Modern Arts‘da Tim Burton sergisi var. Sergi’de Tim Burton’ın kariyerinden seçmeler bulunuyormuş. Giden bize de anlatsın :)

glams

Daha fazlası için tıklayınız :)

Halloween geldi geçiyor ne giysek ne etsek, her yerde bir parti var, varolan partilerin konsepti Cadılar Bayramı olmuşken bir de ne görelim. Halloween aşığı dünyalar güzeli Heidi Klum meğer bu özel gece için çılgınlar gibi kostüm tasarlamak peşinde oluyormuş. Geçen senelerden bu yana giydiği kostümlere bir sitede rastladım. Bakalım hangisi daha korkunç olmuş :)

heidi_klum

idans03_poster1

Bugün İdans‘ta çalışan arkadaşımı görmek için Garajistanbul‘a uğradım. Haftalardır koşturuyorlar, bir festivaldir gidiyor ama seyahatten, gripten, şundan bundan derken ilgilenmeye fırsatım olamadı malesef. Benim gibi düşünenler için kalan iki günün etkinlik programını duyurmak istedim.

brutal

Bugün şu sıralar devam etmekte olan Laughing Hole isimli bir enstelasyon çalışması var. Çok kısacık görme şansım oldu. Gece 21:00′a kadar devam edecek olan performans şu şekilde özetleniyor:

Zaman zaman bir ağıttan ayırt edilemeyen kahkalarla kıvranan sanatçılar zorlukla dillendirdikleri kelimelerin fiziksel ve sembolik ağırlığının yükünü taşıyor. Emirler, manşetler, sloganlar ve itiraflar birbirine karışarak bizleri farklı açılımlarında bir anlam/anlama oyununa davet ediyor. Bir esir kampı mı bu, yoksa siyasal bir mitingde miyiz? Yoksa bu bir savaş alanı mı?

Ne yapsam diyenler bir uğrayabilirler.

31 Ekim Cumartesi akşamı ise kapanış Ivo Dimchev’in Concerto isimli doğaçlama konser / performansı ile sonlanacak.  Dimchev sesiyle ve bedeniyle duygulanımların mevcut bütün uçlarında gezinerek, ne tam olarak gülerek ne de ağlayarak, ama hep arada bir yerde kalmayı kotararak performansını gerçekleştirecekmiş. O gece için başka bir programım olmasaydı görmek isterdim.

Gidenlerin keyifli vakit geçirmesini dilerim :)

michael-jackson-this-is-it-poster

Uzun zamandır beklediğim, Michael Jackson’ın gerçekleştiremediği son turnesinin filmini bu gece izledim. “This is it” baştan sona Pop’un Kralı’nın başarısını, azmini, işine, ekibine ve herşeyden önce dinleyicisine / izleyicisine olan saygısını anlatıyor. Dünyaca tanınmak, yıllara meydan okumak, milyonları peşinden sürüklemek, idol olmak, skandallara karışmak, yok edilmeye istenmek, tepki toplamak, dışlanmak… Geriye kalan şarkılarının ardında iç burkan bir hayat. Filmi izlerken kafamdan bir dolu şey geçti. Aslında bizim gibi insan olduğunu unuttuğumuz hayatlar yaşıyor insanlar dedim. Herşeyin bir bedeli olmalı mı dedim.

Ama en çok Michael Jackson’ı tanıyan jenerasyondan olduğum için şanslı olduğumu düşündüm. Sonundan, ucundan yakaladım en parlak dönemini. Şarkılarını dinlerken ayna karşısında dansını taklit etmeye çalıştığım zamanları hatırladım. Şarkılarını kimbilir kaçıncı kere dinledim bu filmle birlikte.

Üreten bir insanın göçüp gitmesi ne acı. Huzur içinde yat MJ.

bundesign

Bun Design da Nuxx gibi severek ve ilgiyle takip ettiğim bir marka. Renk renk çeşit çeşit akseuarlar arasında insan kendini kaybedebiliyor. Özellikle birisine hediye alacağım zaman hemen imdadıma koşuyor ve hediye aldığım kişiyi de acayip mutlu ediyor. Daha geçen hafta tecrübe ettim :)

Bu ıvır zıvırlar arasında gezmek ne kadar eğlenceli ise de online olarak zamandan tasarruf ederek alışveriş etmek de o kadar hayat kurtarıcı. Üstelik aldığınız ürün kısa sürede elinizde oluyor ve belirli ürünlerde %50′ye varan indirim, 100 TL ve üzeri alışverişlerde kargo bedava, 120 TL ve üzeri alışveriş yapana şemsiye hediye, Bonus Card’a da 6 taksit. Sürekli Bun Design’dan alışveriş yapalım diye iyi kampanyalar üretmişler sağolsunlar.

Sizlere tavsiyem sık sık web sitelerini ve bloglarını takip etmeniz. İlginizi çeken şeyler mutlaka olacaktır :)

Olsen kardeşlerden Olsenboye

olsens

Daha bebekken sektöre atılan, o gün bu gündür de TV ve moda dünyasında var olan Mary Kate ve Ashley Olsen kardeşler Penney’s markası için exclusive olarak hazırlanan Olsenboye koleksiyonunun lansmanı için kolları sıvadı.

İkoncan kardeşler sıkı takipçileri olan genç kızları kıskıvrak yakalamak amacıyla pazarlamanın bütün nimetlerinden faydalanıp ürün deneyimlemeden tutun da online çalışmalara kadar her alanda sıkı bir stratejik plan üzerinde çalışıyorlarmış. Yakında turlarına New York’tan başlayıp eşantiyondu cupcake’lerdi dağıtacaklarmış.

Önümüzdeki dönemde birbirine benzeyecek kızları etrafta daha çok göreceğiz anlaşılan. Neyse ki bu veletlerin tarzını oldum olası beğenmişimdir :)

Bu renkli atılımın takipçisiyim :)

Kaynak

nefes

Haftasonu Cinemania programında filmin kamera arkası görüntülerini ve fragmanını izleme imkanım olmuştu. Hürriyet gazetesinin websitesinde Nil Karaibrahimgil‘in yazısını okuduğumda ne kadar isabetli bir karar verdiğimi anladım. Yıllardır ülkemizin temel sorununu bütün gerçekliğiyle beyaz perdeye aktarmışlar. Bu kadar gerçek bir filmi izlemeye sanırım yüreğim dayanmaz. Hepimizin yakınında örneklerini gördüğü ya da bizzat yaşadığı acıların dinmeyeceğini bilmek insanın içini daha da fazla burkuyor. Levent Semerci çok iyi bir iş başarmış. İzleyip yorumlarını paylaşmak isteyene kapım açık ancak ben izleyemeyeceğim.

Nil’in yazısından birkaç cümle paylaşmak istiyorum: “Bir anne, yavrusu uyanmasın diye saatlerce aynı pozisyonda durabilir. Anne budur. Bir kadın anne oldu mu, çocuğunun kokusu onun nefesi olur artık. Hiçbir anne, hiçbir dilde, uyanmasın diye kıpırdamadığı yavrusu savaşa gitsin istemez. Yüreğinin ayakları geri geri gider bu işe. Aksi mümkün değildir. Yoksa, kapı zillerinden, telefon zillerinden kaçar olur. Şarkısı yanar, kül olur. Nefes filmi, içime ana acısı üfledi.”

Bu da böyle bir yazı işte…

Eski Gönderiler »